Sayfalar

27 Ocak 2011 Perşembe

Çuta mı? Oooohhhhh....

Bir Çikolata (Çuta) Bu Kadar Aşkla Yenir Mi?

Yenir de çikolatadan daha tatlı olunur mu yaaaa?

Benim tatlıcı oğlum çikolata, şeker vb. sevdiği şeyleri yerken yeni bir tarz edindi kendine. Yerken karşısındakinin de iştahını açacak bir şekilde vücudunu iki yana sallayıp "Oooohhhhhh" diyor. Öyle tatlı ki o çikolatayı yedikten sonra ben de onu yiyorummmmmmmmmm. Ham ham ham. Yedim bitti oğluşumu...:)

Eymen ve Çikolata from E.Güney on Vimeo.

23 Ocak 2011 Pazar

Annesinden Kuzusuna Hediye: Zürafa

Hayvanlar çocukların çok ilgisini çeker. Korku duygusunu henüz edinmediklerinden savunmasızca yaklaşmaya ve dokunmaya çalışırlar. Ta ki biz onları engelleyene ve korkmalarını sağlayana kadar. Biz öğretiriz korkmayı. Karanlıktan, sesten,vb. Hayvan korkusu da böyle gelişiyor sanırım. Ben oldum olası hayvanlara dokunamam. Tek dokunabildiğim hayvan muhabbet kuşuydu. Şimdilerde onu bile elime alamam. Benimki korku değil elbet. Bir nevi ürperti, şehirde büyümenin verdiği. İlk atandığım köyde biraz haşır neşir olmuştum hayvanlarla ancak o da yetmedi yakınlaşmama. Ama Eymen benim gibi değil çok şükür. Hayvanları çok seviyor, dokunmak istiyor. Tabi ben yaklaşamadığım için onun da dokunmasına pek izin vermiyorum. Ancak uzaktan sevebiliyoruz veya sahibinin yanında yavaşça kafasını okşuyoruz köpeklerin.

Hemen hemen birçok hayvanı tanıyor artık. En sevdikleri de köpek, aslan ve zürafa. Evet zürafalara da bayılıyor Eymen. Sanırım boyunun çok uzun olmasından kaynaklanıyor. Viyana'daki Schönbrunn hayvanat bahçesine gittiğimizde birçok hayvanı ilgiyle izlemişti. Ama büyüklüklerinden dolayı suaygırı, fil ve zürafalara ayrı bir ilgi duymuştu oğlum. Dönüşte Belgrad'da gezerken el yapımı tablolara rastladık. Zürafalı olanı Eymen'in odasına asmak için aldık. Eymen onu görünce hayvanat bahçesinde gördüğünü hatırladı ve çok sevdi. Odasına astığımızda gelip gidip zürafayı gösteriyor ve "Züaaa" diye ismini söylemeye çalışıyordu.



Geçenlerde Makedonya'dan küçük tuvaller aldım Eymen ve arkadaşları için. Üzerinde havyan ve değişik karakterde resimler olan tuvallerdi bunlar. İçinde 5 adet küçük akrilik boya ve fırçası ile birlikte satılıyordu.


Tabi görünce dayanamadım ve zürafalı olanı Eymen için !!!(Aslında kendime) aldım. Arkadaşları için fil, gemi ve tinkerbellli olandan aldık. Onların da çok hoşuna gitti. Tabi Eymen henüz çok iyi boyayamadığından biraz beklesin diye kaldırmıştım. Gidip gelip, "Acaba ben mi boyasam?" diye elime bir alıp tekrar yerine koyuyordum. Bugün Eymen babasıyla parmak boyalarıyla resim yaparken daha fazla dayanamadım ve boyamaya karar verdim. Aldım elime fırçayı...

Ben zürafayı boyarken oğlum da boyamasını bitirdi ve babasıyla karda küçük bir yürüyüş yapmaya çıktılar. Geldiklerinde zürafanın boyanması da bitmişti. Eymen'e gösterdiğimde ilk tepkisi gülümseyerek "Aaayyy" demesi oldu ve hemen eline alıp "Eymen asmak isteee" dedi.
Zürafamızı oğlumun odasında güzel bir yere astık birlikte. Oğluşuma benden hediye olsun istedim.




Değişik geometrik şekillerde boş tuvaller de vardı. Bir dahaki sefere Eymen'e onlardan alıcam. Kendi istediği resmi yapsın üstüne. Ama söz bu sefer oğluşum senin tuvalini ben boyamayacağım. Kendime de alıcam. :)

20 Ocak 2011 Perşembe

Ay Dede, Ay Dede Senin Evin Nerede?






Ay Dede, Ay Dede
Senin evin nerede?
Gündüz olur kaçarsın,
Geceleri ışık saçarsın,
Ben bir rokete binerim,
Senin yanına gelirim.
Ay Dede, Ay Dede...






Eymen bir haftadır her gördüğü yerde Ay'ı gösteriyor bize. Öyle ilgisini çekmiş ki hava tam kararmadan bile Ay'ın çıktığını farkedebiliyor. Nereden öğrendiğini de hatırlamıyorum şahsen. Yıldız'ı biliyor tamam, kitaplarında var ordan tanıyor. Ama düşünüyorum da Ay ile ilgili konuştuğumuzu hatırlamıyorum nedense. Mutlaka televizyondan veyahut izlediği Dahi Bebek Cd'lerinden öğrenmiştir.( Eymen, Dahi Bebek Yaratıcılık ve Mantık Cd lerini 6.aydan itibaren izliyor. Ben çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Eymen de severek izliyor. Artık cdsini kendi takıyor bilgisayara ve "Anne aç,aç, Eymen iste diyor." kerata.)

Akşamları dışarı çıktığımızda artık bıktıracak derecede söylüyor:" Anne bak Ayyy, bak Ayyy buuudaaa." Öyle keyifleniyor ki Ay'ı gördüğünde. Elini havaya kaldırıp kaldırıp bize gösteriyor. Ben de oğluşuma Ay Dede Şarkısını öğretiyorum. Yatarken artık duamızdan sonra Ay Dede şarkısını söyleyerek uyuyoruz. Eymen de bana mırıldanarak eşlik ediyor.

16 Ocak 2011 Pazar

Melek Duası


Tatlı oğlum şu bir iki aydır konuşmayı iyice ilerletti. Artık bayağı güzel cümleler kuruyor, her isteğini, sıkıntısını, dileğini anlatıyor bize çok şükür. Bazı harfleri tam söyleyemiyor ama biz yine de anlıyoruz dediğini tabi. Zamanla tüm harflerin sesini doğru çıkarmayı öğrenecek inşallah. Bunun yanında şarkı söylemeye de bayılıyor Eymen. Oto koltuğundayken etrafa bakıp değişik melodiler mırıldanmayı çok seviyor özellikle. Şimdi meziyetlerine bir yenisini daha ekledi kuzum. DUA ETMEK. Yaklaşık 1 aydır her gece yatarken dua ediyor benim meleğim. Hele ki, ellerini açıp amin demesi dünyalara bedel bizim için.
İşte size Melek Oğlumun MELEK DUASI:
Amin (Allah'ım diyemiyor onun yerine de amin diyor,toru=koru)
Eymen toru, Essa toru, baba toru,
Açya ( Asya )toru, abi toru, Ahmet toru, teyze toru, Pupa (Tuğba teyzesi) toru,dede toru,
Hepsi toru (Herkes demek istiyor)
AMİN (Amin derken ellerini yüzüne sürüyor bebeğim)

Allah benim meleğimin duasını ve hepimizin dualarını kabul etsin inşallah.Amin.

9 Ocak 2011 Pazar

Kış Güneşi...

Eymen'imle Pazar Yürüyüşümüz



Tatlı oğluşum dal topluyor.


Minik kedim ağaca tırmandı.

8 Ocak 2011 Cumartesi

Oğlumun Banyo Keyfi


Bugün Eymen'im nerden aklına düştüyse "Havuuu,havuuu" diye tutturdu. Ben de yazın hava sıcak olunca balkonda oynayacağımızı söyledim. Çocuk işte, hemen başka birşeylerle oyalayınca unuttu. Ama annesinin içine verdi tabi. Oğluşu istermiş de annesi yapmaz mıymış. Zaten akşam banyo yaptıracaktım minik tospayı. Dedim bi güzellik yapayım oğluşuma. Küveti güzelce temizledim tekrar tekrar ve ılık suyla doldurdum. İçine de top ve kuplarını attım.( Eymen bayılıyor suyu kuplarla birbirine aktarmaya. )Minik tospayı da attım küvetin içine. O kadar sevindi ki anlatamam. Bizim tospa oldu mu balık:)



Tatlı meleğim yarım saat kadar oynadı suyla. Tabi herzamanki gibi çıkmak istemedi ama elleri ve ayakları büzüşmeye başlayınca güzelce banyosunu yaptırıp, çıkardık sudan. Babası güzelce üstünü giydirip saçlarını kuruladı. Bu arada hiç sevmiyor saçının kurutulmasını oğlum. Yeni yeni kendi kurutmaya başladı. Ben banyoyu toparlarken hala küvete girmek istiyordu.



Hemen babamız devreye girdi ve Eymenle oyun oynamaya başladılar. Zaten uykusu vardı meleğimin. Fazla sürmeden banyo yapmanın da keyfiyle yatağında mışıl mışıl uykuya daldı meleğim.
Sevildiğini bilerek uyu tatlı meleğim...Seni çok seviyoruz...

6 Ocak 2011 Perşembe

Parmak Boya Çalışmamız


Ben oldum olası resim yapmaya bayılırım. Oğlum da biraz bana çekmiş bu konuda sanırım. Eymen de kitaplardaki resimleri, boya kalemlerini ve duvarları çizmeyi çok seviyor. Her çocuk gibi ilk karalamalarını evimizin duvarlarına yaptı oğlum. Ne kadar kağıt, defter aldıysam nafile. Bir kere çizdikten sonra da gerisi için çocukları kısıtlamanın pek doğru olmadığını düşünüyorum. Bu nedenle evimizin bir çok köşesi Eymen'imin imzasıyla doldu.
Şimdi hatırlayamadığım yabancı bir sitede, çocuklar için kendi alanlarını belirlememize yarayan duvar kağıtları görmüştüm. Çizgi film karakterleri ve bir sürü güzel hayvan, eşya vb.resimlerin bulunduğu kağıtlar bunlar. Çocuğun odasına ya da herhangi bir duvara bunları yapıştırıyorsunuz ve çocuk da bu kağıdı istediği gibi boyuyor. Duvarlarımız da kirlenmiyor. Ancak çok aramama rağmen bulamadım bu kağıtlardan. Biz de duvarlarımızı feda ettik tabi. (Taşınırken Eymen'le birlikte boyamak şartıyla.:) )
Çok da sürmedi aslında. Hevesini aldıktan sonra boya desen de çizmiyor artık duvarları. Şimdi resim defterine yapıyoruz resimlerimizi oğlumla.
Eğitimci olmamın da etkisiyle kırtasiye ürünlerine ve hobi malzemelerine bakmayı çok seviyorum. Gezdiğim yerlerde genellikle kırtasiye ve oyuncak reyonlarında vakit geçiriyorum en çok. Önceden hep kendime ve öğrencilerime alırdım gördüğüm güzel ve değişik ürünleri. Şimdi ise oğluma ve oğlumun arkadaşlarına alıyorum.
Hafta içi Makedonya Üsküp'e geçtik. Oradaki alışveriş merkezinden yine bir sürü boya ve resim malzemesi aldım. Oğlumla birlikte sırayla deniyoruz değişik mazlemeleri. İlk önce mum boyalarla başladık. Kuru kalem boyalar, keçeli kalemler, pastel boya, sulu boya kullandık Eymenle. Bugün ise yeni aldığım parmak boyaları denedik oğlumla. Eymen'in de çok hoşuna gitti.
Aldığım boyaların üzerinde baskı yapmak için figürler de vardı. Bunları kullanmak Eymen için daha eğlenceli oldu. Yaptığımız çalışmayı Eymen'imin odasına astık bile.
Oğlumun son sanatsal çalışması burada. Bakın bakalım güzel olmuş mu?





Elinin de kirlenmesine hiç dayanamaz. Hemen sildik elini tabi. Bitirdikten sonra da doğru banyoya...



Çalışmamızın son hali:

1 Ocak 2011 Cumartesi

Hoşgeldin 2011 :)

Priştine'de Yeni Yıl

video

Türkiye'den 1 saat sonra nihayet Kosova da yeni bir yıla ve yeni güne merhaba dedi. Dışarıdaki ışık şölenine pencereden baktık ancak daha fazla kayıtsız kalamadık ve yeni yıla yarım saat kala kendimizi dışarıda bulduk. Geçen sene de dışarıda karşılamıştık yeni yılı ve bu sene bayağı gezdik diyebilirim. 2011 yılı da bol seyehatli ve eğlenceli geçer inşallah. Oğlum addasız duramaz çünkü. Doğduğundan beri geziyor kerata.
Dışarısı havai fişek gösterisiyle renklenmişti fakat çıkan gürültü savaş alanından farksızdı. Soğuk havanın etkisiyle hava zaten bulanıktı. Bir de barut kokusu ve dumanı eklenince göz gözü görmez oldu ama yine de izlemeye değerdi. Eymen'im sesten etkilenmesin diye onu arabada bıraktık. O da ilgiyle izledi arabanın içinden sıcacık...
Karanlıkta biraz kötü çıktı ama 2011 in ilk dakikalarında Priştine gökyüzünü görüntüledik. Çok keyifliydi. Eymen de çok eğlendi. Ancak soğuk olduğundan kıyamadık ve 2011 in ilk fotosuna dahil edemedik oğluşumuzu. Arabaya binince bize el sallayarak yeni yılımızı kutladı bebeğim.
2011 de ilk fotomuz

Benim tatlı meleğim yeni yıla girdiğimizden emin olduktan 10 dakika sonra koltuğunda uyuya kaldı. Sabaha kadar mışıl mışıl uyu meleğim.



"Sevildiğini bilerek uyu" tatlı kelebeğim. Seni çok seviyoruz.