Sayfalar

10 Eylül 2011 Cumartesi

Artık Okullu Olduk :)

Merhaba blogcu dostlarımız, epey zaman oldu yaz(a)mayalı. Bu süre içinde oldukça koşturmacalı, yoğun, bir o kadar da keyifli zamanlar geçirdik biz. Yurdumuza döndükten sonra bizi bir ev bulma - yerleşme telaşı aldı. Topla, taşı, yerleştir... Bilirsiniz ki sıkıcı ve meşakkatli bir iştir şehir değiştirmek. 2 aylık bu sürede hem işlerimizi hallettik hem de gezmekten geri kalmadık oğlumla. Ankara, Rize, Sivas, Malatya... Ne de olsa önümüzde yorucu bir dönem bizi bekliyor. Son son keyif yaptık. Hayırlısı olur inşallah.

Geldik yeni yerimize, evimize yerleştik çok şükür. Ben çok sevdiğim ve zorunlu bir ayrılık sürecine girdiğim mesleğime döndüm nihayet. Hem de ne dönüş...

Tatlı tospağam da günden güne büyüme belirtilerini artırdı. Daha düzgün konuşuyor, daha çok şey biliyor ve daha bir erkekleşiyor. Annesine kafa tutmaya bile başladı efem. Tospam da benimle birlikte okula başlıyor. Pazartesi günü ilk okul günü oğluşumun. Bir süredir sıkıntısı üzerimizdeydi. Tam da atamadık hani. 3 yıldır benimle birlikte olan kuzum, şimdi benden ayrılmanın sancısı içinde. Birkaç aydır okul psikolojisine alıştırmaya çalışıyordum zaten. Ama nuh diyor peygamber demiyordu. Ta ki okulunu görene kadar. Kısa bir süre öncesine kadar diyalogumuz şöyleydi:

Anne: -Oğlum evimize gidince baba işe gidecek, anne işe gidecek, sen de okula gideceksin olur mu?

Eymen: - Anneler çalışmaz, babalar çalışır!!! Ben otula ditmicem...

Anne: - :0

Okula kayıt için görüşmeye gittiğimizde Eymenle birlikte sınıfları ve okulun diğer bölümlerini gezdik. Biraz oyuncaklarla oynadık. Eymen'in çok hoşuna gitti. Artık "ben yemeğimi yicem, büyücem, okula ditcem" diyor.

Yalnız bir sorunumuz daha var . O da tuvalet konusu. 5-6 aydır tuvaletini söylüyor Eymen. Ancak benden ve babasından başka birine yaptırmıyor tuvaletini. Br keresinde anneme bırakıp gittiğimde beni istemiş ve yaptırmamıştı çişini. Ve tabi üstüne... Muhtemelen ilk gün de yaptırmayacak ve altına kaçıracak.:)
Ben ilk gün yanında olamayacağım malesef. Babası götürecek okula ve duruma göre yanında duracak bir süre. İnşallah şu bir haftalık süreçte çabuk alışır da beni de fazla üzmez oğluşum. Yoksa ana-oğul işimiz çok zor.

Bir de okul için vesikalık fotoğraf çektirdik oğlumla. Fotoğrafı çekilirken şaşırtıcı derecede düzgün durdu. Ne dediysek yaptı kuzum.


Bu da oğluşumun okulu...


Benim minik kuzum eğitim-öğretim hayatına böylece ilk adımını atıyor . Darısı herkesin yavrusuna inşallah. Sevgiler...

2 Temmuz 2011 Cumartesi

Yeni Bir Hayata Merhaba!!!




Elveda Kosova, Merhaba Türkiye...

Selamlar herkese,
Bugün itibariyle Kosova'daki 3 yıllık maceramızı tamamlamış bulunuyoruz. (Aslında biz biraz erken tamamlıyoruz. Babamızın 2 haftası daha var.) :(
Öğlen saatlerinde Kosova'dan ayrılıp, Türkiye'ye doğru uçmuş olacağız kısmetse. Yeni bir şehirde yeni bir hayat kurmaya gidiyoruz. Artık size Türkiye'deki maceralarımızı yazacağız oğlumla.
Ancak bir süre yazamayabiliriz. Sanmayın ki kaybolduk. Buralarda olacağız fakat yeni bir ev, yeni bir iş hesabı yoğun olacağız. Yine de ihmal etmemeye çalışacağız siz sevgili arkadaşlarımızın bloglarını ziyaret etmeyi. Siz de bizi izlemeye devam edin olur mu? Eymen'im ve Essa'sından hepinize kucak dolusu sevgiler ve selamlar...

Anıların Selamı Var,
Üzerimde Kalmasın.
Ne Kadar Uzak Olsan da,
O kadar Yanımdasın...


Kosova'daki tüm arkadaşlarımıza, soydaşlarımıza ve DOSTlarımıza selam olsun. Biz hep yanınızdayız...

1 Temmuz 2011 Cuma

Eymen Aristo Amcayı Tanıyor.:)

Tekrar merhaba,
Tatilimizin ikinci kısmında Halkidiki'nin Olimpiada köyüne gittik. Ünlü filozof Aristoteles burada doğmuş ve uzun süre burada yaşamış. Aristo'nun yaşadığı bölge yapılan kazı çalışmalarıyla gün yüzüne çıkarılmış ve arkeolojik site olarak geziye açılmış. Büyük bir kale görünümünde, dağın tepesine kurulmuş bir köy Aristonun yaşadığı yer. Köyün tepesinden deniz ve manzara bir harika. Eymen'im bol bol gezdi buralarda ve etrafını inceledi. Gördüğü su kuyusuna bakıp bir çok kez bıkmadan usanmadan büyük adam gibi sordu sordu.
Eymen - "Anne bu ne?"

Anne ve baba-Su kuyusu oğlum.

Eymen-Neden bunu yapmışlar?

Anne ve baba-Sence neden yapmış olabilirler?

Eymen-Bilmeeeeeeeeeeemmmmmmmmmmmmmm.

Anne ve baba-Buradan su içmişler oğlum.

Eymen-Neden burdan içmişler?

Anne ve baba-Suları olmadığı için kuyudan su çekip içmişler oğlum.

Eymen-Ama anne neden burdan içmişler?

Anne ve baba-Evlerinde bizim gibi çeşmeleri yokmuş da ondan.

Eymen-Ama neden bu sudan içmişler?

Anne ve baba- ...........................................

Aynı soru defalarca soruldu ve tarafımızdan defalarca cevaplandı. Ancak Eymen bir türlü tatmin olmadı.:)Telle çevrilmiş olan kuyunun yanına gidip gelip yüreğimi de ağzıma getirdi yaramaz. Oğlum yaklaşma düşersin dedikçe bakmak için uğraştı. Su görünce çıldırıyor çocuk, nerede nasıl olduğu hiç önemli değil. Yeter ki bir damla su olsun.:)

Aristo'nun yaşadığı yer... ( Şuanki arkeolojik site )



Oğluşum Aristo'nun köyünde...



Aristo'nun köyüne uzaktan bakış...

Bir de Stagira köyü var burada. Aristo'nun Stagira köyünde doğduğunu söyleyenler olsa da aslında Olimpiada'da doğmuş. Fakat Stagira'da da yaşamış. Burada Aristonun bazı felsefelerini ve buluşlarını anlatan modellerin yapıldığı güzel bir park var. Aristoteles Park...
Eymen çok büyük bir zevkle gezdi parkı. Oradan oraya koşarak modellere dokundu, ne olduklarını anlamaya çalıştı. Bizim için de Eymen için de keyifli ve yararlı bir gezi oldu. İnşallah benim akıllı oğlum da ileride Aristo amcası gibi :) çok çok çok büyüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüük bir adam olur. amin...

Eymen Aristoteles Parkını keşfediyor...















24 Haziran 2011 Cuma

Yunanistan Tatilimiz

Merhaba dostlar,
Oğluşumla güzel bir tatil daha yaptık bu sene. Malum Eymen su kuşu... Denizsiz olmaz dedik. Geçen sene ilk defa Karadağ'da denizle tanışmıştı kuzucuğum. Ve de çok sevmişti. Bu sene de Yunanistan'ın Halkidiki bölgesindeki Gerakini'de güzel bir yerde tatilimizi yaptık. Eymen herzamanki gibi sudan ve kıyıda kum oynamaktan kendini alamadı. Otelimizin sahili çok güzel ve sakindi. Eymen rahat rahat oynadı tüm gün. Tam güneş vaktinde bile gölgeye alamadık. Güneş kremini sürdük ve bıraktık kendi haline.



















Babamız sağolsun bu tatil en çok bana yaradı. Sanki bütün sene çalışan ve yorulan bendim.:) Ben keyif yaptım. Babamız da Eymen'le ilgilendi. Eşim biraz şezlonga uzansa Eymen hemen başlıyordu. "Baba sen de gelsene." "Baba, sen de benimle oynamak ister misin?" diye söylenmeye. Baba-oğul keyifle su değirmenlerini döndürdüler, kamyonun damperiyle su taşıdılar, bol bol da yüzdüler. Ben de denize girip, gölgede kitabımı okudum ve bol bol dinlendim.


Gelelim Halkidiki'ye... Yunanistan'ın Ege Denizi'ne bakan kısmında 3 parmak şeklindeki yarım adaları kapsıyor burası. İlk parmak Kassandra, çok sayıda eğlence merkezinin bulunduğu yer. İkinci parmak (Sithonia) ve bizim olduğumuz bölge, tatil ve doğal güzelliklerin bulunduğu yer. Üçüncü parmak ise daha dağlık bir bölge ve çok sayıda kiliseyi barındırıyor.


Bir haftadır yoğunuz. O nedenle anca yayınlayabildik bu postu. Tatilimizin geri kalan kısmını bir sonraki postta yazacağız inşallah. Sevgiler...