Sayfalar

30 Aralık 2010 Perşembe

Birlikte Oynuyoruz

Merhabalar. Oğlum birkaç haftadır hasta olduğundan pek dışarı çıkmıyoruz. Malum havalar da çok soğuk. Tam çocuk iyileşti diyoruz ki yeniden burun akıntısı, öksürük ikilisi takılıyor peşimize.:)Bu nedenle gündüzleri evde vakit geçiriyoruz. Bazen de arkadaşlarımızla evde toplanıyoruz. Çocuklar bir araya gelsin,oynasın diye.(Zaten Eymen arkadaşlarını gördüğünde çıldırıyor resmen. Çok seviniyor.) Akşamları da babamız geldikten sonra ancak araba ile dışarı çıkabiliyoruz. Tabi soğuk olduğundan kapalı mekanlarda gezebiliyoruz ancak. Kosova'da kapalı mekanlarda da çocuklar için aktivite alanları oldukça fazla var fakat kışın çok fazla mikrobik olduğundan yaklaşık 2 aydır oyun parklarına da girmiyoruz Eymen'le.Buna rağmen hasta oluyor.:( Akşamları evde olduğumuz zamanlarda da bizimle birlikte oynamaktan çok hoşlanıyor oğluşum. HAtta bizi oyununa katmak için elinden geleni yapıyor. Son yaptığı muzurluk da; televizyon izlediğimizde sürekli gidip tvyi kapatmak ve nihayet televizyonumuzu bozmak oldu. Bu en çok Eymen'e yarıyor tabi. 1 haftadır televizyonumuz olmadığından daha çok vakit geçiriyoruz birlikte.
Eymen'in yaş aralığı değiştikçe oyun ilgileri de değişiyor. 2,5 yaşında sayılır meleğim. Artık daha iyi konuşabiliyor ve daha rahat hareket ediyor. Erkek çocuğunun enerjisi de daha fazla olduğundan evde oyna oyna bitiremiyor enerjiyi vallahi.(Maaşallah tabi) Sürekli onu eğlendirecek ve ona yeni şeyler öğretecek etkinlikler üretiyoruz evde ailecek. Hepimiz çok eğleniyoruz gerçekten.
Eymen'imin son zamanlarda en zevk aldığı etkinlikler;

Tabiki su ile oynamak. Suyun akışanlığını ve kaptan kaba geçişini keşfediyor oğluşum.



Babasıyla, çok sevdiği Caillou baskılı topuyla oynamak,



Hayvan kartlarıyla eşini bulma oyunu oynamak,



Jenga ile oynamak,





Jenganın tahtalarıyla kule ve tren rayı yapmak.





19 Aralık 2010 Pazar

Eymen'imin Özgün Besteleri

Zaman ne çabuk geçiyor deriz sürekli. İnsan yakınındayken, çok farkedemiyor geçen zamanla birlikte gelen değişimleri. Ancak anılarımızda kalanları düşündükçe ve (görselleştirebildiysek eğer) bunlara bakarak daha net anlıyoruz değişimin boyutunu. Bundan 5 ay önce yaz tatilindeyken,araba ile hareket etiiğimiz bir zamanda koltuğunda oturmaktan sıkılmış olan oğlumun, sıkıntıdan yaptığı ilk bestesini videoya almıştım. O günden sonra da oğluşumun müziğe karşı farklı bir ilgisi olduğunu keşfettik.( Bloggerda bir sorun olduğundan videoyu yayınlayamamıştım. Bugüne kısmetmiş.) Dün akşam da yine oğlumu, yeni bestesini söylerken yakaladım ve videoya almaya çalıştım. Beni görünce dikkati dağıldı tabi. Çünkü fotoğraf çekmeyi de çok seviyor Eymen. Fotoğraf makinesini gördü mü poz vermek yerine kendisi çekmek istiyor. Çok yakında yeni bestesini tamamlayacağına eminim. Bestemiz tamamlanınca oğlumun çektiği muhteşem pozlarla birlikte yayınlarız inşallah. Buyrun siz de izleyin bakalım dostlarım. :)




14 Aralık 2010 Salı

Hoşgeldin Kış :)






Yeni yılın yaklaşmasıyla kış da yüzünü gösterdi Kosova'da. Artık kar yağsın diye dört gözle bekliyorduk. Çünkü biz ailecek kış mevsimini ve karı çok seviyoruz. Kar yağmadan kışın geldiğini anlamıyoruz desek yeridir. Eymen de gördüğünde bayağı şaşırıyor ama dokunmadan anlayamıyor tabi. Bu sene biraz daha farkında etraftaki beyaz örtünün ne olduğunun.
Öğlenleyin lapa lapa kar yağıyordu. Oğluşumla biraz hava alalım dedik, dışarı çıktık ve kısa bir yürüyüş yaptık. Kar yağdığı için hava yumuşaktı. Yine de üstümüzü sıkıca giyindik. Eymen'im biraz hasta olduğu için kar oynamadık daha. Eldiveni de yoktu üstelik. Temiz havada sokağımızda yürüdük. Bahçemizde biraz kara dokunduk ve evimize döndük. Oğluşum iyileşince Caillou gibi biz de bahçemizde kocaman bir kardan adam yapacağız inşallah. Yaptığımızda fotolarını yayınlarız yine. Görüşmek üzere. Tekrar Hoşgeldin Kış...:)

19 Ekim 2010 Salı

Çocukların Sevgilisi Caillou:Kayyu



Çocuklar fotoğraf makinesi gibidir. Ne görürlerse onu hemen alır, hafızalarına yerleştirirler ve istedikleri zaman çıkarıp gösterirler bize. Biz de "aaaa bunu da nereden öğrenmiş" deriz çoğu zaman. Bir de model alırlar sık sık. Bu kişiler önce anne - babaları, sonra öğretmenleri ve sevdikleri çizgi karakterler olur genellikle.
Benim tatlı oğluşum da bu aralar Sevimli Keltoş Çocuk Kayyu'yu izliyor. O ne yaparsa taklit etmeye çalışıyor. Benim de işime geliyor tabi bu durum. Mesela; Yemek yemediği zaman ona "Hadi anneciğim, Kayyu da yemeğini yedi diyorum." Eymen de hemen yemeğini yiyor. Tabi bunu yaparken de ebeveynler olarak çok dikkatli olmalıyız. Asla çocuklarımızı başka biriyle kıyaslamamalıyız.
Eymen'in hoşuna gideceği düşüncesiyle yüz boyama kalemleri almıştım. Ancak Eymen yüzünü boyamak istediğimde buna izin vermemişti. Onun yerine kalemlerle masayı çizmeyi tercih etti. Yüzüne bir iki çizik attığımda da acayip bir şekilde ağladı ve korktu. Ben de henüz hazır değildir diyerek kaldırdım boya kalemlerini. Bugün Kayyu'nun bir çizgi filmini izliyordu oğluşum. Orada babası, Kayyu'nun yüzünü, kedisi Gilbert gibi boyadı. Eymen bunu görünce dili döndüğünce "Anne!! İste, iste" diyerek yüzünü boyamak istediğini anlattı bana. Ben de boyaları getirdim ve oğlumla birbirimizin yüzünü boyadık bir güzel. Benim yaptıramadığımı Kayyu 5 dakikada yaptırmıştı Eymen'e.
Bakın benim meleğim nasıl tatlı bir kedi oldu.:)